Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

40729 Mesaj 3538 Konu- Gönderen: 7161 Üye - Son üye: gozdeclk
Boğaziçi Üniversitesi ForumuKültür - SanatEdebiyatGÖKHAN ER - ŞİİRLER ; ZÜMRÜD.Ü ANKA
Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: GÖKHAN ER - ŞİİRLER ; ZÜMRÜD.Ü ANKA  (Okunma Sayısı 2354 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 13, 2009, 06:29:37 ÖS »






ZÜMRÜD.Ü ANKA




" Şu bozuk çarkı ne döndürdüm

Nede şu çarkın içinde döndüm!!

Sevdamı, aşkımı, dostluğumu:

Ne söndürdüm nede söndüm!!

Ziyadan ziyadedir gönlüm!!

Ömrüm gençlik sermayesini tüketsede;

Samimiyetimin yok yenilgisi..

Vicdanım anka kuşu kanatı misali..

Olmadı ömrüm yaşama savaşının mağlubu!!

Gönlüm ise taptaze hayatın `GALİBİ`. "




Züğürt tesellisi olmadı aşkım

Benim aşım miskinlikle pişmedi

Bozuk para gibi düşmedi fikrim

Akıttığım teri yüceltmek iş mi




Şaşkınlara göre çılgın şaşkınım

Akmadan damlayan nurumda aşkım

Onurum sırrıma dökülen sırçam

Sersefil bağlanan kaderimiz mi




Gözrengimiz değil perdeleyen sim

Galubeladandır şems`i usare

Acalesiz damlar hemde amade

Bedelsiz kalır mı çağlayan çağa

Çağrısını bulur keşfedilmemiş




Çağdaş yamyamlara sen ben:biz ayna

İnan kör gözlüler gündüzde ama

Puntasında yoktur kırılacak ritm

Sözünde var mıdır yıkılacak kin




Simle işlenmiştir karanfil`i misk

Kokusu Orjin`e huzuru süzüp

İnfak infak yakut "yeşren zümrüt"

Kahve i muhabbet çayımdaki dem




Ta MEDİNE`dendir sunduğu zemzem

Özü MEKKE`dendir suyu ve huyu

`ŞAFİ` dir şifadır `NUR` dur feridir

Paktır kirli değil çamuru şaki




Buna saygı duysa şarapcı saki

Dostumdur benim o saygımsa baki

`HAK` kın huzurunda o cennetimdir

Söndü narım sevdam muhabbet gördü

Ziya dan ziyade `GALİBİ` gönlüm.



Şiir:Gökhan ER
(Yoncalı - 2003)


https://gokhaner.wiki.zoho.com
« Son Düzenleme: Temmuz 03, 2011, 11:42:18 ÖS Gönderen: GÖKHANER » Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
madfessor
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


carpe diem


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Nisan 17, 2009, 10:41:23 ÖS »

şiirler iyi hoş ancak bence fazla ağdalı. göz yoruyor. hem sade hem olgun olmalı şiir, kelimelerden medet ummamalı. (bu arada kendimle çeliştim.farkettiniz mi bilmem Gülümseme Kahkaha Dil çıkaran
« Son Düzenleme: Nisan 17, 2009, 10:42:54 ÖS Gönderen: madfessor » Logged

mAtEmAtİk
3. SıNıf
grkm
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Eylül 07, 2009, 11:36:52 ÖÖ »

Şiirinizi kısaca incelersek şunları görürüz:

Hataların yalnızca bazıları;

"...Nede şu çarkın... "  derken kullanılan "de" bağlaç olan de idir ve ayrı yazılmak zorundadır.

"...nede söndüm..." derken yine aynı hata mevcut.

"...Sevdamı, aşkımı, dostluğumu:" dedikten sonra ":" kullanmışsınız, iki nokta burada yanlıştır. Aynı zamanda " !!" gibi bir noktalama işareti kullanmışsınız. Bu tür noktalamalar messenger'da ya da internette çeşitli yazışmalarda olabilir. Ama bir şiirde asla...

...sermayesini tüketsede; denildiğinde buradaki de de bağlaçtır, ayrı yazılır.

...anka kuşu kanatı... derken kanat sözcüğüne gelen "-ı" eki, "t" harfini yumuşatır ve kelime "kanadı" biçimine girer.

"şems'i usare" diye yaptığınız tamlamanın kuruluşu yanlış olmakla beraber, anlamca da ne idüğü belirsizdir. Güneşin özsuyu gibi bir anlamı olan bu tamlama, 2. Yeni Şiiri'nde olabilir ancak böyle halk edebiyatı geleneğinin izlerinin açıkça görüldüğü bir şiirde bulunması çelişkidir. Sadece laf kalabalığıdır. Asla bir imge olamaz.


Genel olarak kurduğunuz Arapça mı Farisî mi belli olmayan tamlamalar yanlıştır.

"şarapcı saki" gibi bir tamlama var. Öncelikle "p" harfinden sonra gelen "-ci" yapım eki sertleşmeye uğrar ve "şarapçı" olur. Kaldı ki sâki ilahi içkiyi (şarabı) sunan kimsedir. "Şarapçı şarap sunan" gibi bir tamlama oluşturmuşsunuz siz. "Şarapçı" kelimesi de burada istenilen manayı vermiyor. Çok basit bir kelime olarak kalıyor.


Necip Fazıl'ın

Ne diye
O  buna
Bu Şuna
Kafiye

diyerek eleştirdiği durum bu şiirde göze çarpıyor. Sadece kafiye olsun diye alt alta yazılmış sözcükler var. Sadece kafiye olsun diye yazılan kelimeler şiiri tamamen öldürür. İşte bu yüzdendir ki Yavuz Bülent Bakiler "Yetmiş milyonumuz şiir yazar, yetmiş tane şairimiz yok" demiştir.
Logged

... KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK ...
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 07, 2009, 12:00:07 ÖS »

Merhaba sevgili dostum ,

Şiirime değer vermişsiniz ve yorum yapmışsınız öncelikle çok teşekkür ederim. Çünkü yanlışlar tartışılmaz yanlış her zaman yanlıştır.

Gökhan ER sadece duygularını paylaşan birisi.. Benim edebiyat alanında hiç bir şekilde akademik kariyerim yok ve örnekleride çoktur akademik yönü olan nice yazarlar vardır yapılmaycak hataları yaparlar aslında çok iyi bilirler dalgınlık olabilir  her şey ekip işidir hem hiç kimse noktalama işaretlerini tam anlamıyla kullanamaz öyle cümleler vardır ki..!

Kusura bakmayın siz şiirle nesiri karıştırmışsınız etrafında edebiyat hocaları varsa lütfen sor ŞAİRLER noktalama işaretlerini istediği gibi kullanma özgürlüğüne sahiptirler bunu sizin mutlaka bilmeniz gerkiyor... Fransız şiirinde bildiğin gibi sembolizm var bu çerçeveden de bakın oldu mu?


Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
grkm
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Eylül 07, 2009, 12:19:01 ÖS »

Sembolizm noktalama işaretlerini şairlerin kafasına göre kullanması demek değildir pek tabî...

Gelenekten koparak yeni ve değişik şekillerde yazmayı kabul ederiz elbette. Ama edebiyata, şiire yenilik getiren biri geleneği de çok iyi bilir. Kuralları yıkmak için önce kuralları bilmek gerekir. Şiirde ölçüyü yıkan Orhan Veli, divan edebiyatı da dahil bütün şiir geleneğimize vâkıftır. O ölçülü şiir yazmak zor geldiği için seçmemiştir serbest şiiri. Aynı durum Atilla İlhan için de geçirlidir. Bilgi yalnızca çerçevedir. Onun içini duygu doldurur. Ama bu "çerçevesiz de olur" demek değildir. Halk edebiyatı şairlerimiz de görünürde eğitimsiz olabilir ancak onlar da kendi geleneklerinde usta-çırak ilişkisi ile yetişir. Terbiye alırlar.

Şairler şiirlerini yazdıktan sonra defalarca okurlar. Beğenmedikleri kelimeleri yıllar sonra bile değiştirirler. İsmet Özel'in birçok şiiri buna örnektir. Yine Yahya Kemal, "rindlerin ölümü" isimli şiirinde "... ve serin selviler altında..." mısraını yazarken selvilere sıfat ararken yıllarca düşünmüştür. Onun için dalgınlığa kurban giden bir şiire rastlamak çok da mümkün görünmüyor.

Şiddetle belirtmek isterim ki; yorumlarım bir art niyet taşımıyor. Sadece sorumluluğumu yerine getiriyorum.

Yolunuz açık olsun...
Logged

... KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK ...
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Eylül 07, 2009, 12:31:47 ÖS »

Evet sevgili dostum kaldığım yerden devam ediyorum...

Kısacası benim edebiyat kariyerim yok o yüzden yaptığınız yorumla beni küçük düşürmeye çalışmışsınız fakat bence siz küçük düşmüşsünüz ya şair ayrı edebiyatçı ayrı fakat edebiyat öğretmeni olsaydım o zaman haklıydınız sizin yorumunuzu okuyanlar seviyeli insanlar çünkü bu site " BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ FORUMU " dikkatinizi çekerim.Geleceği biraz görün şimdiki nesil artık kelimelerde sadece anlama bakıyor internette sanal sohbetlerde çoğu kelimelerde sesli harfler kullanılmıyor artık bu çok büyük bir değişimin habercisi değil mi? siz bana üzülmeyin şiirlerim anlaşılsın yeter.

"Şems i usare"  siz bu tamlamayı  anlamdıysanız bu şiirime neden yorum yazma gerksimi duydunuz hiç anlamdım(!)

Size başarılar dilerim.


Gökhan ER
Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Eylül 07, 2009, 12:49:48 ÖS »

Sevgili kardeşim bana haksızlık ediyorsun ; ben sana kısaca şiirimi anlam olarak eleştirmeni söyledim hem adı üstünde sembolizm hiç kafama göre noktalama işareti neden koyayım. kendinizde söylediniz nice şairler vardır yıllar sonra şiirinde değişiklik yapmıştır " zümrüdü anka " şiirine lütfen bakın başka sitelerde de var ha tarihide orda yazıyor şimdi değiştirme gibi değil bu şiir işi ağır iş yavaş yavaş oturur ... zaten çoğu edebiyatçı şair ve yazar değildir çünkü bilmek yetmiyor da ondan ... genel olarak şiir kurallarını biliyorum aynı zamanda özgün gözlemlerimde var her şair gibi eksikliklerim elbet var... şunu söylemeden geçemyeceğim " zümrüdü anka " benim yazımımla zümrüd.ü anka İnşaALLAH bu şiirimi bir gün anlarsında o harika duyguyu yaşarsın eminim o zaman şiirin verdiği anlam sizi daha çok ilgilendirir.

Kendize iyi bakın.
Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
grkm
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Eylül 07, 2009, 04:55:04 ÖS »

Kimseyi küçük düşürmek gibi bir niyetim yok. Hele sizi küçük düşürürsem hiçbir şey kazanmayacağım açık. Siz zaten şair olduğunuzu kabul etmişsiniz. Bu zanla yaşamaya devam ediniz.

Sizinde belirttiğiniz gibi burası Boğaziçi Üniversitesi Forumu... İnternette "körler sağırlar birbirini ağırlar" formatındaki sitelerde şiirlerinizi paylaşmaya devam edin. Eleştirilmeye tahammülünüz yoksa da şiirlerinizi sadece oralarda paylaşın.

“Şems'i usare” mi, “Şems-i usare” mi yoksa “şems i usare” mi önce buna karar vermelisiniz. Kim bilir belki de “şems'ül usare” demek istiyorsunuz... Bunlar birbirinden son derece ayrı tamlamalardır hatta “şems i usare” tamlama da değildir. Ya da mesela “kahve i muhabbet”… Kusura bakmayın bunu da anlamayacak kadar cahilim işte. Kim bilir bu da ne derin mânâlar içeriyor değil mi ?


“Şiirde anlam aramak, bir serçeyi eti için boğazlamaya benzer” der Ahmet Haşim. Önce sembolizmden bahsediyorsunuz, sonra şiirde asıl olanın anlam olduğundan… Bu ne yaman çelişkidir.


Şiiri anlayıp "o harika duyguya" kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bunca yıldır belki de boşa yaşamışımdır (!)  Size önce basit şiir bilgisi kitaplarını okumaya ardından da 80 sonrası şiirleri 2. yeni şairlerini, Cahit Zarifoğlu’nu, İsmet Özel’i, Haydar Ergülen’i, Ataol Behramoğlu’nu, Sezai Karakoç’u anlamaya ve -sizin şiiriniz kadar olmasa da- o hâlîs duyguyu hissetmeye çağırıyorum.

Son olarak; biri sizi bu daldığınız hülyadan uyandırmalı. Edebiyat sitelerinde karşılıklı beğenmelerden nasibinizi almış olduğunuzu ve bu güveninizi buna borçlu olduğunuzu zannediyorum. Ama edebiyatın asıl mecraı internet değildir. 
Logged

... KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK ...
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Eylül 08, 2009, 01:55:47 ÖÖ »

Mehaba Sevgili dostum ,

Siz kendinizle çok büyük çelişkidesiniz... Madem maksadınız beni küçük düşürmek değil özel mesaj diye bir şey var neden bu hakkınızı kullanmadınız..? Ben kendimi çok üstün bir şair ilan etmedim ki yazılanlara bakınız yukarıda ne demişim sadece duygularımı paylaşıyorum akademik kariyerimde yok onun içindir dedim önce benim konumuma bakın öyle eleştirin burda gövde gösterisi yapmayın. Siz beni nerden tanıyorsunuz birileri yönlendirmediyse(!) Benim hayatım şiir gibi zaten ben bunları kelimelere dökmeye çalışıyorum o kadar hatalar olabilir madem samimiysen al sana teklif; yayımlanmış şiirlerimi göndereyim düzeltme yapın bende gurur yoktur paylaşmayı severim altına sizin isminizide yazar onure ederim ... Hayat bu belki çok iyi kardeş , dost oluruz daha öncede dedim size zamanla her şey oturur birden olmaz canım kardeşim tamam mı bunu önce bir anla!
Yeni özgün bir eser yani hiç bir yerden çalmadan sadece duygularına ait evet bu zaman ister benim iddiam olsa dediklerinizde haklısınız bir daha tekrarlıyorum ben yaşadıklarımı duygularımı mısralara döküyorum ve şiirim anlaşılıyor ve beğeniliyorsa sorun yok teknik hatalarıda buyrun siz düzeltin " At binenin kılç kuşananın " Siz özel mesaj atsaydınız cevabımda özel olurdu önce size özel mesaj attım anlamadınız kendimi ispatlamışım anlayacağın..!
Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
grkm
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Eylül 08, 2009, 03:04:28 ÖS »

Sizi küçük düşürmek gibi bir niyetim niye olsun ki? Sizin üzerinizden reklam yapma ihtimalini saymazsak tabi(!)

Birilerinin beni yönlendirdiğine dair son derece gülünç olan iddianızı görmezden geliyorum oraya hiç değinmeyeceğim. Forumda gezerken hem bölümüm hem de ilgi alanım gereği edebiyat başlığındaki yazılara da göz attım ve şimdi "keşke karşılaşmaz olaydım" dediğim manzumelerinizle karşılaştım. Olay bundan ibarettir.

Yazdıklarınızı açıktan eleştirmekte bir beis görmüyorum. Yazdıklarınızı eleştirmek için de sizi tanımama lüzum yok. Madem böyle bir fikriyatınız var öyleyse bunları yalnızca sizi tanıyanlarla paylaşın.

Eğer bu yazdıklarınıza şiir diyebilme cüretkarlığını gösterebiliyorsanız;
Bu yazdığınız manzumeler beğeniliyorsa;
Siz de beğenildiğine inanıyorsanız;

gerçekten de sorun yok demektir.


Görüşmemek üzere...
Logged

... KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK ...
GÖKHANER
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Eylül 09, 2009, 03:18:00 ÖÖ »

Merhaba arkadaşım çünkü senle heralde dost olamayız ,

Ben şiir yazarken hatalarım olmuştur ; kabül ediyorum sadece size diyorum ki benim edebi yönden akademik kariyerim yok o yüzden bunu göz önüne alarak eleştiri yapsaydınız dedim! Bu tür yani sizin yaptığınız eleştiriler insanı gülünç duruma düşürür ... Ben hayatımda sevmediğim kitabı okumadım , sevmediğim müziği dinlemedim ve sevmediğim kimseyle dostluk yapmadım size tavsiyem o güzel vaktinizi sevdiğiniz her neyse sadece onlarla değerlendirin " şiirimi seversiniz ya şurası hatalı olmuş diye uyarırdınız " şiirimi sevdiğin söylenemez resmen bana hava atmışsın bir nevi gövde gösterisi yapmışsın nedir maksatın bu kadar güzellik varken vaktini sevmediğin şiir bile saymadığın bu edebi eserimle ne işin var o zaman anlamadım arkadaşım... Senden özür diliyorum sana cevap yazmamalıydım. Sevgili forum üyelerinden de özür diliyorum bu  arkadaşa cevap verip onun yüzünden gülünç duruma düşdüysem.    CAHİL KİMSELERİN YANINDA KİTAP GİBİ SESSİZ KALINIZ( HZ. MEVLANA ) güzel söylemiş ! Arkadaşım anladın mı meydanı boş buldun istediğin eleştiriyi yapabilirsin ..   MEVLANA HAZRETLERİNİN  veciz sözüne sığınıyorum..
« Son Düzenleme: Eylül 09, 2009, 03:34:25 ÖÖ Gönderen: GÖKHANER » Logged

" SEVMEK KAVUŞMAKTIR! SEVEBİLDİYSEK!.. "
aalerk
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 36


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Eylül 22, 2009, 03:42:52 ÖÖ »

GÖKHANER'e hitaben yazmak isterim.

Kendini, noktalama işaretlerine ve dilbilgisi kularıllarına sadık kalmak zorunda hissetmemeni yahut onları keyfince kullanmanı takdir ettim. Bence bu, oldukça etkileyici. Daha içten geldiği gibi, daha doğal.

Sözgelimi, "Ziyadan ziyadedir gönlüm!!" derken, bunu iki ünlemle yazarak kendini daha iyi ifade ettin. Senin edebiyatın bu oldu. Kimsenin fikirleri senin olan bu edebiyat üzerinde sulta sahibi olamaz. Densiz insanların gönüllerini hoş etmek kaygısıyla yapacakları yorumları gözardı etmen gerekir. Bir an için bile olsa bunlara itibar etmen seni şekillendirebilir.

Neden itibar etmemen gerektiğini sana anlatacağım. Bu adamlar çıkıp, "Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan..." diyen adamlardır. Birincisi, üç nokta kullanımı çok saçma. Bu noktalama işaretini gerktirecek bir durum yok. Evet evet yukarıda, seni kaba bir üslupla ezmeye çalışan ve hatalarını yüzüne vuran adamın yapıp yapabileceği, gördüğün gibi bu. Tabi daha önemlisi var; fakat noktalama işaretlerinden bahsetmemizin sebebi, ne denli aciz ve kendinden bihaber olduğunu göstermekti.

Daha önemli olan hataysa şu ki, "Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan..." deyişindeki basit ve aynı zamanda çocukça olan hata. Onu farkettin değil mi? Aslında demek istediği, "eleştirmek gerek" yahut "eleştirel olmak gerek" gibi birşey olmalıydı. Ne demek, düşünmek gerek ama yaftalamadan? Düşünmenin yaftalamayla ne ilgisi var? Değil mi?

İşte böyle benim dostum! Edebi yetenek yahut değer, noktalama işaretlerinden bağımsızdır. Bu densizce üslubu olan adama sorsan, muazzam bir vecize olduğunu söyler; fakat edebi değeri yoktur. Çünkü mantıksız, dolayısıyla anlamsızdır.

Bugün muazzam eserler ortaya koymuş yazarların karaladıkları defterlerini, kendi el yazılarıyla kaleme aldıkları mektupları okusan şaşırır kalırsın. Çocukça hatalar etmişler gibi görünür. Aslında böyle değildir. Unutma, noktalama işaretleri bir şiiri ancak kamuya açar, yani umumileştirir. Edebi değerse, noktalama işaretlerinden bağımsızdır.

"Ziyadan ziyadedir gönlüm!!" diyen kimsenin işleyebileceği cevheri var demektir. kelime haznen fena görünmüyor. Çokça yazar; fakat, daha çok olmak şartıyla, okursan derinleşebilirsin. Bilhassa okumak seni yetkinleştirir.

sağlıcakla kal.



« Son Düzenleme: Eylül 22, 2009, 04:17:33 ÖÖ Gönderen: aalerk » Logged
grkm
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Düşünmek gerek... Ama yaftalamadan...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #12 : Eylül 22, 2009, 08:20:31 ÖS »


"GÖKHANER'e hitaben yazmak isterim" demeniz yazınızın yarısını bana hakaretle doldurduğunuz gerçeğini değiştirmediğinden, kendimi cevap hakkımı kullanmak zorunda hissediyor ve hakaretamiz yazınıza cevap veriyorum:

aalerk'e hitaben; yandan vurup kaçmadan:

Yukarıda yazdıklarını yayınlayan şahsa beğeninizi ve eleştirilerinizi sunarken gereksizce ve şuursuzca; "densizce" diyecek kadar alçalarak beni eleştirmenizin sebebini merak ediyorum. Bu garezin sebebi ne olsa gerek?


Aciz ve kendimden bihaber olduğumu söyleyen siz, acaba hakaret ederek acizliğin zirvelerini tırmanırken neler hissettiniz?

Gelelim araya araya ben de bulduğunuzu zannettiğiniz müthiş hataya:

'Düşünmek gerek'ten sonra cümle şekilce tamamlanmış gibi dursa da anlamca tamamlanmamıştır. Üç nokta koyulması bir yanlış teşkil etmediği gibi doğru bir noktalamadır.

Düşünmenin yaftalamayla ne ilgisi var? Değil mi? Değil. İnsanlarken düşünürken bile her gördüğü fikri yaftalayarak, önyargılarla düşünürler. Yaftalamak için eleştirmek şart değildir. Önyargıyla başlayan her düşünce yaftalama ile de başladı demektir. Bu sözün "muazzam bir vecize olduğunu" da düşünmüyorum. Ama bu söz Turkuaz Fikir Topluluğu’nun başlangıç cümlesi olduğundan benim için önemlidir. Bu sözle ne kastettiğimizi bildirilerimizden de öğrenebilirsin.

Kaba bir üslup kullandığımdan bahsetmişsiniz. Bunu kabul etmem mümkün değil. Bu yazıları yayınlayan beyefendiye yaptığım ilk eleştiri son derece naif ve yapıcı iken onun bana verdiği cevap kendini övmekten ibaret olunca ben de diğer şiirlerdeki hataları da göz önüne serdim. Ama bu hataları kabullenmekte zorlanan beyefendi sanki hataların sebebi benmişim gibi davranınca hem edebiyata hem kendime verdiğim değer sebebi ile doğruları aynen söylemeye devam ettim. Hataları yüzüne vurmak ne zamandan beri suç, kabalık oldu? Ben kişisel eksiklikleri değil, bu kişinin şiirindeki eksikleri söyledim. Ama siz benim direkt şahsıma hakaret ettiniz. Adeta bana olan sebepsiz kinin kusarcasına yazıldığı bu tenkitin sahibinin kabalıktan bahsetmesi ne tuhaf…

Aniden geldiğiniz bir gazla yazdığınızı umduğum hakaretlerinizi geri almanız şartı ile sizinle bu konu üzerinde (bu konu derken Gökhan Er şiirleri değil elbette) uzun uzun – kısmet olursa belki de yüz yüze – tartışabilirim.
Logged

... KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK ...
aalerk
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 36


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Eylül 22, 2009, 08:52:17 ÖS »

bu bu tartışma çok su gütüreceğe benziyor. Senden ricam, düşüncenin yaftalamayla bir ilgisi olduğundan bahsederken önyargılı düşünmeyi kastetmemen. Düşünmek,  ister taraflı tarafsız olsun; ister art niyetli, içten pazarlıklı olsun; nihayetinde bunlardan bağımsız bir varoluşsal gereklilik/zorunluluktur. Körü körüne bu işte inadediyorsun. cevap hakkım  olan diğer kısımlara girmeyeceğim. bu  tartışmaların sonu -hele ki sanal alemde- olmadığını biliyorum.  Tabii yine de "gazla yazmak" deyimi beni güldürdü. herneyse.

Sitenize gelince, sanırım yeni bir site. Henüz kendini tanıtmayla çalışıyor. gerçi bunu burada konuşmak gokhaner'e de saygısızlık oluyor. bunu da geçiyorum.

"kısmet olursa belki de yüz yüze – tartışabilirim." olabilir. petekler bu işiçin biçilmiş kaftan. birbirimizden ayrıldığımız yerlerde bile bizi birada tutan manzarası bağlayıcı ve ilham verici olur.

Logged
Sayfa: [1]
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  



-