|
Mustafa Cilasun
|
 |
« : Temmuz 23, 2010, 12:48:10 ÖS » |
|
Fecrin kuşatan sessizliğinde Halin ibret bahşeden idrakiyle dalmıştım yine, alıp götüren hasretin aşk esinine Bir loşluk ihata etmişti birden bire, tefekkür sahnesi perdelerini açmıştı hüzün güftesiyle Ne kadar çırpınsam, çare bulmak adına umuda sırılsıklam sarılsam olmuyor bir vesile
Hasta kalbim, bir matem içinde kelam-ı kadrim Şehrine vasıl olamadığım ahdim, yüreğimi dağlayan elemli bahtım, kime şikayet ederim Çaresiz sabrı nefeslenirim,nasibi vuslat olması için niyaz ederim, ah kalbim bak sessizim Kim ne söylerse boyun bükerim,bir mecnun misali derdin tedrisatından umutla geçerim
Sine-i melalimde her vakit mevdim sonbahar Ey aşk, söyle akıl niye alık alık bakar, yar izanımda ne arar, sevda vuslat için mi bahar Durmaz gözyaşım akar,içim niye kan ağlar, nazar eden nefesler efkarımı ne kadar anlar Gönül kaybolan yıllara umutla bakar, ibreti paye olması için aşk, hala yüreğimde yaşar
Ömrüm sanki zemherinin lahzasında içim sızlar Ne kadar mahzunluk var ise ruhum titreyerek ve ibretle anar, hasretin fırakında aşk var Sevda niye hicran ile yüreğime akar, yalnızlık yalçın kayaların lisanında bir başka ayar Ey hak, her halimi bilensin, müddeti nefesin yegane sahibisin, kalbimdesin niye kar yağar
Minareler arzı endam ediyor, göğe yükseliyor Şerefeler mahzun bir şekilde müezzinleri bekliyor, sabrediyor, kanaatle sana yöneliyor Okunan ezanlar anlayanlar için neler söylüyor, dil-i kadim için niye yabancılık çekiyor Tarihim, atim adına haya ediyor, arşivler ne dile geliyor ve ne de nefesleri çelbediyor
Mustafa CİLASUN
|