bu arada yazılarımı okuyanlar ya da Orduya gidenler boztepeyi bilirler...
ama ne tesadüftür(!) ki Trabzonun da boztepesi var.Ama sezarın hakkı sezara ordununki daha güzel,bu boztepe ise alçakta,ama buraya gece gidebilme şansı bulduk ve semaverle çay keyfi yaptık...ımmm...
burada tüm yorgunluğumuzu atıp akçaabattaki pembe köşkümüzde uykumuzu aldık...
ertesi günse...
ver elini sümela manastırı.
maçka yolları taşlı geliyor sarı saçlı ne oldi sana yarimm böyle gözleri yaşlii....

her yerden sular akıyor,yeşilin doruğu burada...
sıkıntı şu ki milli parka girdiğinizde ayrı,sümela manastırı için ayrı para veriyorsunuz,iki defa ücret vermek insanı kıllandırıyor...alacaklarsa 1 defada alsınlar...

bu resmi ben çekmek isterdim ama havalar müsait değildi,bulutlar aşağı inmiş,sis hafif çiselti var...helal olsun çekenlere...
benimkiler ise içeride.temmuzun ortasında kalınları giydik geziyoruz...


"trabzon'un maçka ilçesine 17 kilometre uzaklıktakı bu manastır, anadolu'daki en önemli ortodoks kilisesidir. rivayete göre 385 yılında atina'dan gelen iki keşiş tarafından kurulmuş ve ilk şapel dağdaki bir mağaraya kurulduktan çok sonra yapı genişletilerek keşiş odalarının eklenmesiyle küçük bir köy havası almış. aşağıdan düz duvara yapıştırılmış gibi görünen bu manastıra yaklaşık yarım saatlik bir tırmanışla çıkılıyor. zig zaglar çizerek ilerleyen bu yol, keşişlerin yapı malzemelerini ve erzaklarını taşıdıkları yol aynı zamanda."
rastgele bilgi vermeyeyim dedim,internetten bulmuştum...
ama o zamanın içine düşüveriyorsunuz vayy be diyorsunuz bu insanlar nasıl taşıdılar bu malzemeleri yapmak için...ve biz o yolun çoğunu arabayla gittik,geri kalanını yürüdük.ama o atmosferi yaşamak için yaya yolu da var tırmanışlı...tek şanssızlığımız hava kötüydü,manastırın camlarından dışarı baktığımızda uçak camından bakar gibi bulutlarla karşılaşıyorsunuz...
maalesef freskleri çok mahvetmişiz olan olduktan sonra da engel çekilmiş...

artık aşağı inmenin vakti geldi
niye mi,alabalıklar bizi bekliyor,ımmm hem de tereyağında kızarmış böyle soğuk derede alabalık güzel olmaz mı??!
