Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

38552 Mesaj 2715 Konu- Gönderen: 4708 Üye - Son üye: rain
Boğaziçi Üniversitesi ForumuGenelBirinciZebraBarajda su bitti, Sinan’ın şaheseri ortaya çıktı.
Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Barajda su bitti, Sinan’ın şaheseri ortaya çıktı.  (Okunma Sayısı 1288 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
madi
Evrensel Gözlemci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 718


Üyelik Bilgileri
« : Temmuz 28, 2007, 11:31:18 ÖÖ »

Alibeyköy Barajı’ndaki suların çekilmesiyle, Mimar Sinan’ın
önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri tamamen ortaya çıktı.




İstanbul’da Alibeyköy Barajı’nın kuraklık sebebiyle sularının çekilmesi, Mimar
Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman’ın talimatıyla İstanbul’a daha çok su getirmek
amacıyla yaptığı “Mağlova Kemeri”nin tamamen ortaya çıkmasını sağladı.

Sanat Tarihi Uzmanı Prof. Semavi Eyice, Mağlova Kemeri’nin dünya mimarlık
tarihine girebilecek muhteşem bir eser olduğunu belirterek “Dini mimaride
Süleymaniye ve Selimiye camileri neyse, sivil mimaride de Mağlova kemeri o
derece önemli bir eserdir. Benim nazarımda onu baraj gölü içinde bırakmak Türk
sanat tarihi açısından yapılmış en büyük cinayettir” dedi.

Mağlova’nın iki sıra kemer halinde yapıldığını ifade eden Eyice, şunları
söyledi:

“Yalnız suyu nakletme görevi olan bir eser değil, estetik bakımdan da
harikulade bir şaheser. Avrupalılar tetkik ettiklerinde bunu Roma eseri
zannetmişler. İspat edildi ki, bu, Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman zamanında
İstanbul’a daha çok su getirmek üzere yaptığı bir eserdir.”

Kanuni’nin, Mimar Sinan’a, “Öyle bir su getiresin ki, İstanbul’un
mahallelerinde çocuklar ve ihtiyarlar testileriyle gelip su doldurabilsinler
ve benim devletimin yaşaması için bana dua etsinler” sözleriyle kemerleri
yaptırdığını anlatan Semavi Eyice şunları söyledi:


 BARAJ SU KAÇIRIYORMUŞ
“Biliyorsunuz, su, İslamiyette en büyük hayrattır. İstanbul’da bini aşkın
çeşme yapılmıştır. Dünya tarihinde iki medeniyet vardır ki suya büyük önem
vermiştir. Bunlardan biri Romalılar, biri de Osmanlılardır. Biz bunlara
bakmadık. Vakıf sularını da tahrip ettik.”

Prof. Dr. Eyice, baraj gölü projesi gündeme geldiğinde Anıtlar Kurulu’nda üye
olarak bulunduğunu, kendisinin Mağlova Kemeri’nin bulunduğu bölgede baraj
gölünün yapılmasına itiraz eden tek kişi olduğunu da kaydetti, “Böyle bir
sanat eserinin göl içinde kalmasına Allah da razı olmamış. Arazi de iyi etüt
edilmemiş herhalde, su tutmuyordu. Hesaplara göre birinci katı geçecek olan
sular, ancak birinci katın altındaki mahmuzlara kadar çıkıyordu. Su
kaçıyormuş, tam teşekkül edemiyormuş” diye konuştu.

KEMERİ ZİYARET EDEN ARKEOLOG
ÇEKÜL Vakfı Mimar Sinan gönüllerinin düzenlediği gezide Mağlova Kemeri’ni
görme fırsatı bulan Arkeolog Görkem Kızılkayak da, barajın sularının
çekilmesindeki en önemli faydasının eserin tamamını görebilmek olduğunu dile
getirdi.

Kızılkaya, suların çekildiği arazideki kemerin, henüz barajın yapılmadığı
16’ıncı yüzyıldaki görüntüsüne sahip olduğunu belirterek, “Tarihi yapıda
herhangi bir hasar yok” diye konuştu.

Mağlova Kemeri’nin hala su taşıma görevini sürdürdüğüne dikkat çeken
Kızılkayak, İSKİ’nin halen kemerin üzerinden su geçirdiğini söyledi.




MAĞLOVA KEMERİ TARİHİ
Erken Bizans döneminden beri işleyen İstanbul’un su şebekesi, Kanuni Sultan
Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yenilettirilerek, 20 yüzyıla kadar ilave
işlemlerle genişlettirildi. Sinan, Kanuni döneminde bu sistemi muazzam mali
olanaklarla ve mimarlar kadrosuyla yeniledi.

İstanbul’a su getiren 3 ana şebekeden biri olan Kırkçeşme suları da, Belgrad
ormanları ve Kemerburgaz’dan çeşitli bentlerle desteklenerek Eyüp üzerinden
Eğrikapı maksenine getirildi ve İstanbul yarımadasını besledi. Bu sistemin
Bent, Uzun, Güzelce, Müderris köyü ve Mağlova kemeri ile baş havuzunu Mimar Sinan yaptı.

Mağlova Kemeri mekandan soyutlanmış yapısal iskeletiyle sadece kemer
mimarisinin değil, yapısal kuruluşun yeryüzündeki en iyi örneklerinden kabul
ediliyor.

Mimar Sinan tarafından 1554-1562 yılları arasında 35 metre yüksekliği ve 257
metre boyuyla Alibey deresi vadisi üzerinde yapılan Mağlova Kemeri, işlevsel
bir yapı alanına Mimar Sinan’ın dehasını nasıl aktardığının somut bir örneğini
oluşturuyor.

Çift katlı geniş kemerli orta bölüm sel yaran ve mahmuzların eğimini katlar
boyunca sürdüren köşeli ve eğimli çıkıntılarla ayrılarak araya üst üste
kemerler atıldı. Yanlarda kemerlerle yamaçlara bağlanan bu muhteşem yapı,
Romalıların Fransa’daki Pont Du Gard kemeriyle eş değerde görüldü. 1563’teki
büyük sel felaketinde hasar gören kemerin onarımı 1564’te tamamlandı.

www.ntvmsnbc.com
Logged
leonidas
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 53


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 28, 2007, 03:05:59 ÖS »

meğer bu yapı ortaya çıkmış mühendis adayı arkadaşlar olarak mimar sinan ın bu yapısı hakkında mühendisce yorum yapabilecek bi arkadaş var mı? biraz fikirlerinizi alalım. 
Logged
leonidas
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 53


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Temmuz 28, 2007, 03:08:29 ÖS »

sizce mimar sinan bu kemerin hesabını nasıl yapmış olabilir...nereden başlamış olabilir. bu işte biraz zeka önemli gibi. hadi bakalım arkadaşlar fikirlerini bekliyoruz...
Logged
Sayfa: [1]
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: